Lahoy'da yazıya yorum yapılmıştır. Hoş geldiniz, beş gittiniz.

Çökertmeden Çıktın Be Lahoy'um

6 Nisan 2013 Cumartesi tarihinde yazılmıştır.

Bildiğiniz üzere lahoy'a (yani buraya) 4-5 ayda bir defa içerik giriyorum. Eskiden girdiğim içerikler sayesinde her gün en fazla 100 hit (ziyaret) sayısına ulaşıyor. Saçma sapan yazılar yazıp twitter hesabımda falan paylaşınca da iki-üç gün boyunca 1500-2000 ziyaretçi civarına çıkıyor.

Neyse asıl söyleyeceğime gelecek olursam lahoy'un hiti geçen hafta çarşambadan bu hafta çarşambaya kadar sadece 1'di. Eğer sıfır gibi etkisiz sayılmıyorsam o 1 kişi de benim. Nadiren 2 kişi olduğu oluyor. İkinci kişi de büyük ihtimalle benimdir ama ben değilsem de o arkadaşa teşekkür ediyorum. Son üç gündür lahoy'un hiti 0. Evet, ben bile girmedim anasını satayım. Hiç bir canlılık yok sitede niye girerler anlamıyorum zaten.

Her neyse işte, eski konular da güncelliğini tamamen kaybedince 0 kişi girmeye başladı. Bir saniye, şu an kapı çalıyor... Arkadaşlar çağırıyormuş, gitmedim. Konumuza dönecek olursak, döneriz. Dönmeyecek olursak dönmeyiz. Şimdi hepimiz döndüysek sizlere bir sorum olacak. Bana mail atana kadar, twitter'dan mention atana kadar neden lahoy'a girmediniz? Hem siteye girmeyin, hem de yazı yaz diyin. Şaka la şaka ne yaparsanız yapın. Ben olsam, bu haliyle ben de girmem buraya. (girmiyorum zaten. hit 0-sıfır (zero))

Bu yazıyı yazmaya başladığımdan beri 11 dakika geçti. 2-3 dakika kapıda arkadaşlarla oyalanmış olsam, bu yazıyı 8 dakika da yazmış oluyorum. Böyle böyle yazıyı uzattım konuya bir türlü dalamadım. Konu da yoktu zaten yazı yazmış olmak için yazdım ve bitiriyorum.

Tahin Görünümlü Pekmez (İsmailinki 2)

22 Ocak 2013 Salı tarihinde yazılmıştır.


Arkadaşlar aylardır siteme içerik giremedim, kabul ediyorum. Bu durumun tek iyi tarafı hiç tahmin etmediğim insanların benim sitemi takip ettiğini anlamam oldu. İçerik girmem için bir çok mail aldım, facebook'tan dürttüler, youtube'dan fürttüler, twitter'dan cürttüler... Bu şekilde devam edince içerik girmemin zamanı geldi diye düşündüm ve buraya geldim. 

İsmailinki 2 yazayım bari de şu an aklımdan geçenleri sizlere aktarayım. Çünkü kendim hakkında bilgi vermeyi pek sevmem bu yüzden yazacak başka bir şeyim yok. Ders anlat derseniz, ders havamda hiç değilim. Şu an içim sıcak ve kurak zamanlar geçirirken, dışım ise Karadeniz iklimiyle boğuşuyor. Bu şekilde saçmalayarak sadece makalemin kelime sayısını yükseltiyorum aslında. Neyse;
  • twitter'da çok re-tweet ve favori alan tweet'inizin çalınması durumu var.
  • ne diyor la bu yine? la bu yine ne diyor? diyor la bu ne yine? diyecek olursanız...
  • mesela facebookta: popüler = popi iken *** twitter'da fenomen = feno gibi tabirler var...
  • hemen şimdi incelemeye başlayalım Rıza babacığım.
  • neyse vazgeçtim. kaç kelime oldu bu yazı acaba?
  • neyse yeterli herhalde bu kadar.

Mustafa İsmailinki 1: Dedim N'oluyor?

3 Kasım 2012 Cumartesi tarihinde yazılmıştır.

  • selamun aleyküm
  • ve aleyküm selam
  • bu aralar google'ın sahibiyle aramız limoni ya da limone.
  • limone nedir ya?
  • bu da bizim yadigar
  • herkes şaşkın abicim dedim noluyor? bu ne?
  • bundan sonra arada böyle yazılar yazıp o an aklımdan geçenleri sizlerle paylaşacağım.
  • niye böyle bir şey yapıyorum?
  • küçük sırlar diye dizi vardı değil mi? o ne ya?
  • hiç bu modda çalışmamıştım!
  • bağırtan anlar: pilavın yanında yoğurt olması
  • bağırtmayan anlar: pilavın yanında yoğurt olmaması.
  • word'e world diyenler de var.
  • güzel kokan silgi ısırdınız mı hiç?
  • kendi sesimi duyunca şaşırdım la, ne zamandır konuşmuyorum ben?
  • formspring - ask fm tarzı sitelerde sorulan soruları görünce gaza gelip kısa kısa cevaplar verenler var bir de.
  • sizi hep izliyoruz efendim.biraz yardımcı olsanız.
  • ilk harfleri de büyük yapınca mission completed.
  • bu tür kişiler facebook ve msn'de herkese yalvarırlar soru sor soru sor lütfen diye
  • formspring'ten sonraki(ya da önceki) evre facebook'ta hayran sayfasıdır onuda birdahaki yazıda konuşuruz.
  • sabah okula giderken sokakta palyaço cesedi görmüş çocuklar gibi bakmayın ekrana, yorum yapın.yorum yapma beğen geç falan olaylar var bir de değil mi? son durum...
  • haaa burası böyle bitsin.dedim noluyor? ismailinki ilk yazıyı okuduğun için sağol ali nazik.
Mustafa İsmail

After Effects Jenerik Hazırlama

22 Ekim 2012 Pazartesi tarihinde yazılmıştır.

After Effects‘te kendim için basit bir jenerik yaptım.İlk çözünürlüğü 1280×720 ‘ydi ancak full render alınca çözünürlükten dolayı bazı sorunlar çıktı.Ben de half render almak zorunda kaldım. Daha sonra converter programları sayesinde mp4'e çevirdim. Müziğin ritmine göre video ayarlamasını keyframe mantığı ile değil de elimle yaptım. (zaten sadece parlaklıklar konusu var.)

Ancak ilerleyen After Effects derslerinde lahoy.net üzerinden sizlere keyframe ritm mantığını ve el ile yapma mantığını da göstereceğim.İkiside pek zor şeyler değil sadece el ile yaparsanız daha çok zaman ayırıyorsunuz.İstediğiniz ufak tefek şeyler olabiliyor.Bunları keyframe mantığında düzenlerken daha çok uğraşırsınız.Tek tek uğraşarak el ile yaparsanız zaten uğraşmaya gerek kalmadan her şey istediğiniz gibi ilerler.

Neyse sizlerle jeneriği paylaşıyorum.Müziği bilgisayarımın derinliklerinde buldum.O yüzden adını falan bilmiyorum.Bu müziği dinleyince zaten direk insanın aklına jenerik yapmak geliyor. :P

Jeneriği HD olarak izleyebilirsiniz.Youtube'da şimdiden 47 Bin kişi tarafından izlenmiş.Bu bilgiyide verdikten sonra karşınızda After Effects jeneriğim:


Tüm hakları tatlıdır.
Mustafa İsmail intiharla sunar.